Jakobenizm
Kökenini Fransız Devrimi’ndeki Jakoben Kulübü’nden alan kavram; mutlak doğrulara dayalı ideolojik bir hedef uğruna mevcut gelenekleri, kurumları ve toplumsal dirençleri hızla tasfiye etmeyi meşru görür.
Tarihsel ve siyasi bağlamda jakobenizm; toplumsal ve siyasal yapının, halkın rızası veya hazırbulunuşluk düzeyi beklenmeksizin, toplumun çıkarlarını savunduğunu iddia eden vesayetçi ve seçkinci bir öncü grup tarafından radikal, tepeden inme ve devrimci yöntemlerle dönüştürülmesini savunan siyasi anlayış ve tutumdur.
Kökenini Fransız Devrimi’ndeki Jakoben Kulübü’nden alan kavram; mutlak doğrulara dayalı ideolojik bir hedef uğruna mevcut gelenekleri, kurumları ve toplumsal dirençleri hızla tasfiye etmeyi meşru görür.
Politik psikoloji açısında bakıldığında jakobenizm, belirli bir siyasi doktrinden ziyade bireysel ve grupsal bir zihniyet yapısı ve karar alma tarzı olarak ele alınır. Temel psikolojik dinamikleri şunlardır:
Vesayetçi Üstünlük: Jakoben zihniyet, kendisini kitlelerin "gerçek çıkarlarını" onlardan daha iyi bildiğini varsayan bir "siyasi ebeveyn" konumuna yerleştirir. Kitleler, kendi kaderini tayin edecek özne değil; eğitilmesi ve yönlendirilmesi gereken nesneler olarak görülür.
Bilişsel Katılık ve Katı İkicilik: Dünyayı "ilerici/aydınlık" ve "gerici/karanlık" şeklinde ikiye ayıran, gri alana ve demokratik müzakereye geçit vermeyen son derece katı bir inanç sistemi hakimdir.
Seçkinci Narsisizm: Kendi grubunun (öncü kadronun) ahlaki ve entelektüel üstünlüğüne duyulan Sarsılmaz güven; öteki grupların fikirlerini "yanılsama" veya "kötü niyet" olarak kategorize etmeye yol açar.
Amaç Odaklı Ahlaki Meşrulaştırma: Birey veya grup, idealize ettiği "aydınlık geleceğe" ulaşma yolunda toplumun rızasını veya bireysel özgürlükleri göz ardı etmeyi, amaç uğruna atılmış meşru bir adım olarak görür.
