Emsal Gösterme Stratejisi
Emsal göstermenin psikolojik zemini iki temel bilişsel mekanizmaya dayanır.
Emsal gösterme stratejisi, siyasi aktörlerin, karar alıcıların, elitlerin veya söylem üreticilerini karşılaştıkları mevcut durumu tanımlamak, meşrulaştırmak ve gelecekteki davranış kalıplarını tayin etmek üzere tarihsel, kurumsal veya hukuki bir örnek olayı (emsal) bilinçli biçimde karşılaştırma ve referans olarak kullanma stratejisidir. Politik psikolojide bu strateji dar anlamıyla 'stare decisis' yani karar verilmiş şeylere bağlı kalmak gibi benzeri bir yargısal normatif bağlayıcılığı, geniş anlamda ise tarihsel analoji, prototip ve temsil edilebilirlik sezgisinin siyasanın gerekçelendirme diline dönüşmüş biçimini kapsar.
Kuramsal Temeller
Emsal göstermenin psikolojik zemini iki temel bilişsel mekanizmaya dayanır. İlki, Kahneman ve Tversky'nin tanımladığı temsil edilebilirlik sezgisidir; bireyler bir olayı ya da kararı, zihinsel olarak yüksek erişilebilirliğe sahip bir prototip veya emsal örnekle karşılaştırarak değerlendirir. İkincisi, şema kuramıdır: karar alıcılar yeni durumları önceden depolanmış bilişsel yapılar (şemalar) içine yerleştirerek yorumlar ve bu süreçte benzerlik vurgulanır, farklılık görünmez kılınır. Örneğin ABD'nin Vietnam kararı, dönemin karar alıcıları tarafından "Kore", "Münih" ve "Dien Bien Phu" şemaları içine yerleştirilerek çerçevelenmiştir. Dolayısıyla emsal, salt bir retorik süs değil; karar alıcının sorunu tanımlama, seçenek daraltma ve sonucu öngörme işlevlerini üstlenen bilişsel bir araçtır.
İşlevler
Emsal gösterme stratejisinin politik psikolojide dört temel işlevi vardır:
Tanımlama işlevi: Mevcut durumun doğasını belirler; "bu, bir Münih türü uzlaşma mı, yoksa bir Kore türü caydırma mı?" sorusunu yanıtlar.
Meşrulaştırma işlevi: Politika kararlarının tutarlılık, kararlılık ve önceki uygulamalarla uyum göstererek kamuoyuna ve kurumsal aktörlere sunulmasını sağlar; dış politika kararlarında bu gereklilik özellikle belirleyicidir.
Norm koyma ve yol açma işlevi: Bir kez referans alınan emsal, sonraki kararları bağlar; erken kararlar yasal, kurumsal veya sosyal-bilişsel nedenlerle sonradan kolayca terk edilemez hale gelir.
Önyargı ve çerçeveleme işlevi: 21. yüzyılda stratejide ideolojik bir kayış gözlemlenmekte; artık analojiler rasyonel karar aracı olmaktan çıkıp ideolojik politika gerekçelendirmesine dönüşmektedir.
Riskler ve Yanlılıklar
Emsal gösterme stratejisi, karar alıcıları sistematik yanlılıklara açık hale getirir. Bunlardan birincisi tarihsel belirlilik yanlılığıdır: önceki kararın sonucu bilindiği için, o sonuç kaçınılmazmış gibi değerlendirilir. İkincisi, yüzeysel benzerliklere aşırı güven nedeniyle kritik farkların ihmal edilmesidir özellikle düşük kavramsal karmaşıklığa sahip liderler yalnızca kendi kuşak ve kültürel bağlamlarından dar bir emsal havuzuna başvurur. Üçüncüsü, dış politika ortamının belirsizliği nedeniyle "tutarlılık görüntüsü" prim değer kazanır ve kabul edilebilir seçenekler emsal uyumluluğuna göre önceden elenir.
Sonuç olarak, emsal gösterme stratejisi, siyasi aktörün hem bir bilişsel kısayolu hem de bir gerekçelendirme silahıdır. Tarihsel hafıza ile güncel karar arasında kurulan köprü, kararın hem rasyonel hem meşru görünmesini sağlarken; aynı zamanda karar alıcıyı, emsalin sınırlarını fark edememe riskiyle baş başa bırakır. Bu nedenle stratejinin psikolojik işleyişini anlamak, siyasi davranışın yalnızca neden değil nasıl üretildiğini de açıklamak için vazgeçilmezdir.
Kaynaklar:
Anderson, P. A. (1981). Justifications and Precedents as Constraints in Foreign Policy Decision- Making. American Journal of Political Science, 25(4), 738–738. https://doi.org/10.2307/2110761
Dyson, S. B., & Preston, T. (2006). Individual Characteristics of Political Leaders and the Use of Analogy in Foreign Policy Decision Making. Political Psychology, 27(2), 265–288. https://doi.org/10.1111/j.1467-9221.2006.00006.x
Gussenhoven, R., Klein, L., Ophelders, D. R. M. G., Habets, D. H. J., Giebel, B., Kramer, B. W., Schurgers, L. J., Reutelingsperger, C., & Wolfs, T. G. A. M. (2019). Annexin A1 as Neuroprotective Determinant for Blood-Brain Barrier Integrity in Neonatal Hypoxic-Ischemic Encephalopathy. Journal of Clinical Medicine, 8(2), 137–137. https://doi.org/10.3390/jcm8020137
Khong, Y. F. (1992). Analogies at War. In Princeton University Press eBooks. Princeton University Press. https://doi.org/10.1515/9780691212913
List, C. (2004). A Model of Path-Dependence in Decisions over Multiple Propositions. American Political Science Review, 98(3), 495–513. https://doi.org/10.1017/s0003055404001303
Mumford, A. (2014). Parallels, prescience and the past: Analogical reasoning and contemporary international politics. International Politics, 52(1), 1–19. https://doi.org/10.1057/ip.2014.40
Stolwijk, S., & Vis, B. (2020). Politicians, the Representativeness Heuristic and Decision-Making Biases. Political Behavior, 43(4), 1411–1432. https://doi.org/10.1007/s11109-020-09594-6
Vertzberger, Y. Y. I. (1986). Foreign Policy Decisionmakers As Practical-Intuitive Historians: Applied History and Its Shortcomings. International Studies Quarterly, 30(2), 223–223. https://doi.org/10.2307/2600677
